Sayfalar

31 Ocak 2009 Cumartesi

"İLK"ler ve yeni heyecanlar...

İlk kez uzun sayılabilecek "anne-kız" araba yolculuğu ve bilinmeyen bir adresi aramak! Sonuç: başarılı:))

İlk blog dostluğu tanışması.

İlk oyun grubumuz (14-18 ay Anadolu Yakası).

Ceren ve yeni arkadaşları Nuran teyzelerinin yaptığı leziz mamaları yerken;
Saat yönünde:) Ceren, Defne, Emincan, Berk.

Her ikimiz için de yorucu ama güzel bir gündü. Anne-kız olarak biz büyük (Evrim, Hülya, Nuran) ve küçük (Berk, Defne, Emincan) yeni arkadaşlarımızı çok sevdik. Uzuuun soluklu bir grup olmayı diliyoruz...Ve Nuran'a birkez de buradan teşekkür ediyoruuz...

Ayrıca Ayça'ya da teşekkür ediyoruz böyle bir oluşumu sağladığı için, ve diyoruz ki bundan böyle oyun grubu buluşma notlarımızı Evrim'in kaleminden benimleoynarmisinanne.com da bulabilirsiniz...

29 Ocak 2009 Perşembe

SOBE / 4. fotoğraf

Sevgili Elif beni sobelemişti;

Konu: Bilgisayarımdaki 4.dosyadaki 4.fotoğraf

Şansımıza ne çıktı?

Ceren'in emekleme dönemindeki marifetlerinden bir kare. Artık neyi hedeflediyse bilemiyorum ama, anlaşılan öyle hızlı emekliyor ki fotoğraf makinası ona yetişememiş:)

Ben de geçtiğimiz yaz "ikiz annesi" olan sevgili arkadaşım Rukiye'yi sobeliyorum hadi bakalım;). Sanırım bu ilk sobesi olacak...

25 Ocak 2009 Pazar

Büyüyorum Eğleniyorum Öğreniyorum
GÖLGE

Ceren yaklaşık 10 aylıkken yukardaki fotoğrafı çekmiştik. Tam net değil ama işte ogün güneş arkamızdayken bizi duvara yansıttığında, Ceren hareketimizi farketti ve ilk önce korktu, irkildi.Sonra biz gölgeye yaklaşınca şaşırdı. Sonra duvardan ona el salladım, bir de kendi elini tutup salladım, bu sefer güldü:). Bundan sonra da her gölge fırsatını değerlendirdik birlikte.

Biraz daha büyüyünce ise sebep sonuç ilişkisi kurmaya başladı. Bir örnek; antrenin ışığı açık, odasının ışığı kapalı iken, oda kapısından sallanan doğumgününden kalma balonun gölgesi, kendi odasındaki perdeye yansıyor. O da kucağımda iken perdedeki gölgeyi gösteriyorum, "bağoo=balon" diyor gölgeye. Sonra balona eli ile dokunuyor, bakıyor ki perdedeki gölge balon da oynuyor, yine benim ve kendisinin kafası, elleri perdeye yansıyor, bu oyun çok hoşuna gidiyor.

Bugün de bir deneme yaptılar babası ile. Eline aldığı balık, kelebek gibi yassı karton oyuncakların gölgesine bakmaya çalıştılar. Ama hemen duvarın dibinden tuttukları için Ceren gölgelerine değil de kendilerine baktı, oyun pek de amacına ulaşmadı. Sanırım doğal olarak oluşanlar, daha öğretici oluyor bu yaşta.

** Yapabilirsem ikinci aktivite olarak, Esra&Defne'nin
izdüşüm aktivitesini uygulamayı denemek istiyorum...

23 Ocak 2009 Cuma

Yemek Macerası...

Sevgili Yıldız’ın isteği üzerine yazıyorum bu defa...
Biliyorum oldukça uzun bir zaman geçti üzerinden.Ama Ceren hastayken ve aynı zamanda ilk azı dişleri çıkmaya çalışırken, 1 ay boyunca birsürü ilaç kullandığı, hiçbirşey yemek istemediği ve kilo almak bir yana, kilo kaybettiği bir dönemde bu yazıyı yazma gücünü kendimde bulamadım…Umarım işe yarar diyerek başlıyorum;

Pilav pilav pilaavv:)


Kahvaltı
1 tatlı kaşığı keçiboynuzu pekmezi (ilaç niyetine)
Uno Büyümek ekmeğe tost (kaşar peynir + beyaz peynirli)
Omlet (Yumurta + beyaz peynir + tereyağ + sütlü ). Bazen yedirirken içine çekilmiş ceviz veya badem ekleniyor.
Zeytin (az tuzlu bir gece önceden suda bekletilmiş)
Ihlamur (pekmez+bal+limonlu)
Varsa simit (çok çok sever kendisi:), poğaça, börek vs.

Ara Öğün (evde hangileri varsa bir veya birkaçı)
Mevsim meyveleri (muz, armut, elma seviyor) // portakal ve mandalinaya aci aci diyordu, daha geçen hafta barıştı onlarla.Meyve suyu ise içmiyor:(
Komposto (kayısı + kuru üzüm)
Kek / poğaça / börek
Bebe bisküvisi (bazen seviyor bazen sevmiyor)

Öğlen Yemeği (birkaç çeşit evde ne varsa seçmece)
Çorba (yayla, balkabağı, mercimek, sebze, tarhana)
Sebze yemekleri (pirinçli ıspanak, karışık sebze yemeği)
Köfte (tavuk köftesi, et köfte, kıymalı sebzeli köfte)
Balık (çok az yedi, pek sevmedi, çorbalarına karıştırıyorum bazen)
Etli dolma / sarma (kabak, biber, lahana, yaprak)
Kurufasulye, barbunya, nohut (tanelerini kendisi yemeye bayılıyor)
Pirinç, bulgur pilavı, makarna, kuskus (parmağını geçirerek yediği kısa düdük makarnayı çok seviyor)
Ekmek (uno büyümek, odun ekmeği, köy ekmeği vb.)
Yoğurt (tek başına yemiyor, bazı çorbalarına ve pilavlarına karıştırarak yedirmeye çalışıyoruz. Ayran olarak da içmiyor).

Ara Öğün (evde hangileri varsa bir veya birkaçı)
Mevsim meyveleri (muz, armut, elma seviyor) // portakal ve mandalinaya aci aci diyordu, daha geçen hafta barıştı onlarla.Meyve suyu ise içmiyor:(
Komposto (kayısı + kuru üzüm)
Kek / poğaça / börek
Bebe bisküvisi (bazen seviyor bazen sevmiyor)

Akşam Yemeği (birkaç çeşit evde ne varsa seçmece)
Çorba (yayla, balkabağı, mercimek, sebze, tarhana)
Sebze yemekleri (pirinçli ıspanak, karışık sebze yemeği)
Köfte (tavuk köftesi, et köfte, kıymalı sebzeli köfte)
Balık (çok az yedi, pek sevmedi, çorbalarına karıştırıyorum bazen)
Etli dolma / sarma (kabak, biber, lahana, yaprak)
Kurufasulye, barbunya, nohut (tanelerini kendisi yemeye bayılıyor)
Pirinç, bulgur pilavı, makarna, kuskus (parmağını geçirerek yediği kısa düdük makarnayı çok seviyor)
Ekmek (uno büyümek, odun ekmeği, köy ekmeği vb.)
Yoğurt (tek başına yemiyor, bazı çorbalarına ve pilavlarına karıştırarak yedirmeye çalışıyoruz. Ayran olarak da içmiyor).

Ara Öğün
Her türlü muhallebi denemesine RED cevabı. Birkaç ay öncesine kadar az da olsa yerdi.
Sütlü bisküvi karışımı (çok çok az, bazen)
Biz çay içerken o da isterse aynı tip bardakla:) pekmez çayı ve aperatifler.
Bazen ertesi günün zeytinlerini suya koyarken görüp istiyor ve yatmadan onları yiyor:)

  • Görüldüğü üzere listemizde inek sütü yok.Kesinlikle içmiyor.Hala anne sütü almaya devam ettiği için reddediyor. Biberon hiç kullanmıyor, hazır mama hiiçç sevmiyor.Bu durumlar beni zorluyor tabii geceleri.Akşam en son 19,30 civarı yiyor sonra bir şey yemiyor.21,30 gibi uyuyor gece acıkıp birkaç kez uyanıyor, ve sürekli emiyor ama nafile.Sabah 7,30 da çook acıkmış olarak uyanıyor.
  • Yemeklerde çok az tuz var, salça yok ama bazen bize yaptıklarımızdan ona da yediriyoruz yani bazen salçalı da yiyor(acısız).
  • Normalde bize yemek yaparken salça koymadan ona da ayırıyoruz. Çok çeşit yazdığıma bakmayın Ceren hepsinden az az yiyor. Şu ana kadar dolu dolu bir kase çorba içmiş değildir kendisi.
  • Kaşığı çatalı illa ki kendisi de tutuyor, yiyebiliyor ama bir yandan çatalı yemeğe batırmaya çalışırken diğer eliyle de yemeye devam ediyor.

  • İstemezse mama sandalyesinde 1 dk bile durmuyor ayağa kalkıyor, sallıyor.Ama bizim sandalyelerimizde de yemiyor.
  • Önüne daha önce görmediği herhangi bir / birkaç nesne koyarak yeme süresini uzatma denemeleri çoğu zaman başarılı oluyor. Tabii açsa ve yemeği beğenmişse.
  • Ana öğünlerini mutfakta mama sandalyesinde yerken, ara öğünlerini kendisi ne zaman isterse salonda her daim hazır bulunan atıştırma köşesinden alıp evin muhtelif yerlerinde, dolaşarak, oynayarak yiyor.

    Eskilerden bir foto :

Süt saklama kaplarına bölüştürülmüş, dondurucuya atılacak olan sebze çorbası.
Çok malzeme karıştırıp da koca bir tencere olduğunda bu şekilde saklıyordum.

16 Ocak 2009 Cuma

Ceren 15 aylık

Bu aya dair kısa notlar ve fotoğraflar;
  • Yeni doktorundan hiç korkmuyor, ağlamıyor, çakk! yapıyor doktor amcasına,
  • Doktorun odasında ne var Ceren? -hiilll (fil), başka? -Ata ata(Atatürk), doktor amca sana ne yaptı? - diittt(steteskop)
  • "Papak=kapak" takıntısı bu ay tavan yaptı. Bir de "haaka=halka" takıntısı..
  • Kendi kendine yemek yeme işinde ilerledi. Pilav, köfte vb. rahatlıkla yiyor, çorba gibi sıvı olanları dökerek yiyor.
  • Birkaç yeni kelime; utu(ütü), pağa(para), cep(dept, cept), kitap(pitak), kutu(tuku), sinirlenince bıdı bıdı, abidi abide!, bana söylenince yeyeyeye, veveveve!, kook(korkuyorum), hayyu(havlu), hapka(şapka), çöpç(çöpçü)...
  • Evde kendine ait ve boyuna uygun köşelerin sayısı arttı; salon ve kendi odasında oyun ve kitap köşeleri, yine odasında portmanto köşesi, banyoda da kendi köşesi var.Sıradakiler; mutfak ve odasındaki düzenlemeler...

  • İlk azı dişi 2009 un ilk günlerinde çıktı.Sonra birkaçı daha patladı.Sanki ağzında sakız varmış gibi görünüyor:)
  • İki elinde de eşya, oyuncak vs. varsa ve o an başka birşeyle daha ilgilenmek istiyorsa kesinlikle elindekileri bırakmadan almaya çalışıyor parmaklarının ucuyla:).Alamayınca mecbur birini bırakıyor ama gözü de hep bıraktığında kalıyor.İşte bu yüzden artık "cep" olayını öğrendi.Elindekini cebine koyuyoruz, sonra diğer eşyayı alıyoruz, yukardan cebine bir bakışı var ki kafasını eğip, dengesi bozuluyor ve düşüyor kimi zaman:)
  • Artık öğlenleri emzirmek için gelmiyorum. Ama akşam gelince acısını çıkarıyor bizimki.
  • Derdini anlatmak için kelimeleri karışık da olsa kullanıyor ve anlatmayı başarıyor. İlk kez bu kadar uzun soluklu bir kelimeler grubu kullandı: çöpç çöpç, kook kook, ditt dit, baabay, kook kok, çöpç çöpç, kook, baabaay!!
  • Ayakkabılarını çok seviyor, "akk akk, gii gii".Seçip getirip "giydir" diyor.
  • Sevmediği bir yemek olunca "aci aci" diyor.Tatlı da olsa:)
  • Bu ay su çiçeği aşısı oldu.
  • İyileştikten sonra kilo almaya başladı yeniden(maşallah diyeyim:)
  • Hamilelik albümüme pek meraklandı.İşaret edip pitak pitak diyor, fotoğraflara bakıyoruz, anlatıyorum, o da tanıdıklarını sayıyor kendince.
  • Banyoya basamak aldık ama henüz boyu lavaboya yetişmiyor.
  • İlk lazımlığını da bu ay aldık.Kıyafetleriyle gidip oturuyor.
  • Durup dururken gelip sarılıyor, kıyafetlerimizi, yüzümüzü öpüyor.
  • Önce-sonra oyunu/kuralı ile tanıştı. Ama sanırım bu yanlış birşey, araştırmam lazım biran önce.
  • Kelime kitaplarını çok sevse de masalları dinlemiyor ve kaçıyordu.Ama gruptaki sevgili Mine'nin "Minik Kuş" masalını çok sevdi ve annesi ve bir teyzesi:) ona masalı kitap olarak hazırladı(sonraki yazılardan birinde...)
  • Kuklalar ve tiyatrosu ile tanıştı.Ama perdenin önünde durup da izlemek yerine şimdilik kuklayı oynatanın yanında duruyor:P Kuklalar kendi kendilerine oynuyorlar:)
  • Bu ay ilk kez annesine ot(ıspanak) yemeği yaparken yardım etti. Hatta çok eğlenmiş olmalı ki bir hafta sonra önlükleri gösterip giymek ve annesine giydirmek istedi, giyince de "ot ot" diye dolabı gösterdi annesini şaşırttı:).Hemen bir sap yıkanmış ıspanak ve boş kaplar kendisine verildi, o otları koparırken annesi de yemeğini yedi.
  • Saklambaç, yakalamaca gibi çok gülmeli oyunları oynamak, koşturmak, heyecanlanmak çok hoşuna gitti:)
  • Artık küpleri ve oyuncakları, kutuları üstüste koyabiliyor..
  • Annesi doğumdan önce aldığı sevimli ve rengarenk defteri günlük mü yapsa diye düşünürken Ceren'in ilk çizgilerine tahsis etmeye karar verdi:)

14 Ocak 2009 Çarşamba

1 yaş anı çerçevesi

3 melek nerde?

*pasta üzerinde
**çerçevede
***annesinin kucağında
(o melek de tıpkı çerçevedeki gibi mışıl mışıl uyuyor şu an)


Not: kullanılan malzemeler 1.doğumgünü pastasının süsleridir...

10 Ocak 2009 Cumartesi

Hey siz!


Hey siz masadakiler!
Hazır olun en kısa zamanda çok anlamlı birşeye dönüşeceksiniz!
Ama malesef hepiniz değil...

Not: Bu çerçeveyi toptan mı alsam napsam? :P


4 Ocak 2009 Pazar

Son dönem oyunlarımız...

1) Peçeteliğe bardak altlığı geçirmecee:)

2) "Kavanozun deliklerinden kürdan geçirmecee", babamla oynadık.Bir süre sonra da iki farklı renkte kavanoz ile iki farklı renkte çubuklarla oynayacakmışız.
3) "Kapak eşleştirmece". Bu sıralar en çok kullandığım kelimelerden biri "papak=kapak". 4 farklı çeşit nesnenin kapaklarını eşleştirmece oynadık.

4) "Renk alıştırmaları". Kırmızı köpek, mavi köpek, yeşil köpek diye annem bana köpekleri renkleri ile verdii, sonra da benden tek tek renkleri ile geri istedi.
5) "Halka takma oyunu". Annem bu ahşap kupalığı geçen gün pazarda görüp almış:). Ama kupalar için değil biz yeni bir oyun oynarız diye düşünmüş. Şimdilik evde ne kadar halka varsa topladık ama şimdi sırada 6 farklı renkte 4 er adet halka almak varmışş.

6) "Matruşka". İç içe 5 tane bebek var, ama küçük olanları benim için tehlikeli olduğundan, şimdilik iki tane iç içe koyup oynuyoruz. O kadar çok sevdim ki onları, sürekli öpüyorum:)