─────────────────────────────────────────────────── ───────────────────────────────────────────────────

01 Temmuz 2008

İlk tatilim ve ilk uçak seyahatim...

Annem uçakla ilk yolculuğumun nasıl geçeceğini düşünüp duruyordu...
Hatta daha önce, bu konuda tecrübeli annelerden öneriler de almıştı.Hepsini okudu, okudu, hazırlıklarını ona göre yaptı.Aslında tatil öncesi annemin aniden beli tutulduğu için babama çook iş düştüü:))Havaalanında ben de dahil herşeyi babam taşımak zorunda kaldı.
Annemin korktuğu olmadı, gideceğimiz sabah beli daha iyiydi.Uçakta da herşey yolunda gitti.Giderken ve dönerken uçak saatleri uyku saatlerime denk geldiği için mışııll mışıl uyudum benn:))hehehh:)).İniş ve kalkışlarda kulaklarım basınç farkından etkilenmesin diye emzik, biberon, anne, ne varsa emmek gerekiyordu. Ben her zamanki gibi annemi tercih ettim.Zaten yol da kısacık olduğundan göz açıp kapatıncaya kadar bitiverdi...
Gelelim ilk tatilimee...
Henüz yürüyemediğim için çoğunlukla bebek arabasında vakit geçirdim.Bizimkiler sürekli "iyi ki getirmişiz arabasını" diyorlardı.Tabii annem beni kucağına alamayacağı için böylece daha rahat ettiler.
Arabada kimi zaman uykum geldi, canım sıkıldı,

Kimi zaman neşeliydim,

Gittiğimiz yer biraz rüzgarlıydı, arabam çoğunlukla beni rüzgardan korudu:))

Denizle ilk kez burda tanıştım, önceleri biraz korktum, ağladım ama sonra alıştım...Annemle ilk sahil yürüyüşümüzü yaptııkk...

10,30 da uykum geldiğinden sıcak saatlerde hep odadaydık.Uyku düzenim hiç bozulmadı, aynen evdeki gibiydi.Öğlene doğru ve öğlen yemeğinden sonra hep uyudum.Bir de akşamüstü:))

Babam ufak havuzuma su doldurdu, sıcak kumlar da suyu ısıtınca güzel güzel oynadımm.Suyu çook seviyorumm...

Havuzumda ve denizde güneşten etkilenmemek için her gün 16,30 dan sonra oynadıımm...Her zaman güneş kremimi ve şapkamı kullandım.

Orada ilk kez kuşları çok yakından gördüm ve kum banyosu yaparlarken çağırdım onlarııı...dee-dee-dee(gel, gel, gel)

İlk kez havuzla tanıştım, babamla oynadık...Çok heyecanlandımm...
Mayo yerine mayo bezlerden kullandım.Daha pratik oluyor:)

Denizi de çook sevdim sonraa.Ne güzel eğlendiik.Sevinç çığlıkları bile attımm...

Denizden çıkınca üşümemek için hemen havluma sarıldım, biraz da güneşlendimm.Eee yoruldum tabii...

İlk defa kum gördüm, kuma oturdum, inceledim, elden ele aktardım, vee sonunda da tadına baktımmm.Annem de karışmadı birazcık yememe:))

Ve artık abartmıştı annem, sürekli fotoğraf çekiyorduu.
Ben de "yeter annee! "dedim ama makinayı kapamadım elinden...

Bu tatilde birsürü ilk yaşadım;

Birçok ağaç, çiçek, bitki gördüm.
Kuşlar, kediler, köpekler gördüm.Onlarla uzaktan kendimce konuştum.Ama kedi görünce birkaç kez ağladımm.
Birsürü küçük insan gördüm.Bazılarını her gördüğümde gülümsedim, kendi kendime birşeyler söyledim.
Nerdeyse her gördüğüm şeye şaşırdım, ooo, uuu, oouee!! dediimm.
Yemek düzenim de bozulmadı.Annem her öğün bana uygun yemeklerden seçip yedirdi.Ara öğünlerimi de ihmal etmedim tabii ki.
Aaa unuttumm, kahvaltımı bu tatilde itibaren karışım olarak yemekten kurtuldum.Artık ufak ekmek parçaları, tuzsuz peynir, pekmez, ceviz, yumurta sarısı, domates, salatalık, tereyağ, ne varsa karıştırmadan yiyoruumm.Ekmeklerimi annem önüme koyuyor onları ben kendim alıyorum elimle. Sonra da alkış yapıyorum kendimee:))
Herkes beni çok sevdi hep yanıma geldiler, canım sıkılmadı hiç.
Birlikte fotoğraflar çektirdik, ablalarla, abilerlee, ninelerlee.

Sonuçta ilk tatilimiz çok güzel, sakin geçti.Tabii bunda benim uslu uslu durmamın da büyük payı var.Onları hiç üzmedim, onlar da herşeyi benim düzenime göre yaptıkları için herşey yolunda gitti.Hatta benim değil onların uyku düzeni bozuldu gündüzleri:))Genel olarak annemle biz dinlendik ama babam biraz yoruldu.O bir tatili daha haketti aslında:))

29 Haziran 2008

Heeyy, 8 aylık oldumm!!

Şu an 8,5 aylığım.
Artık kocaman oldum benn.
İlk tatilime bile gittiim, detaylar yakında burada...

28 Haziran 2008

Sobe: Çocukluk - gençlik maceraları

Zeynep'in annesi Nurdan beni sobelemişti tatil öncesi...
Konu: Çocukluk ya da gençlik döneminde yaşadığım en tehlikeli, en komik macera:)))
Aslında birçok maceram vardı ama aklıma ilk gelen iki tanesi şöyle;
*Korku dolu anlar...Ben ilkokul3, kardeşim de ilkokul1.sınıfa giderken Adapazarı-Arifiye'de oturuyorduk.Küçük, yemyeşil ve çok şirin bir kasabaydı(Özlediğim ve yeniden gitmek istediğim yerlerin başında gelir).Okul yakın olduğundan, mahalledeki arkadaşlarımızla birlikte yürüyerek giderdik.Bir gün okuldan dönerken arkadaşlarımızdan biri dedi ki:"otobüsle de dönebiliriz şöför amca bir durak olsa bile kızmıyormuş:))Biz de hiç otobüse binmediğimiz için çok meraklı ve heyecanlı bir şekilde, biraz da oyun olsun diye "tamam binelim" dedik.Otobüse bindiiik, zaten bir durak mesafe hemen bitti.Durakta indiikk, otobüs gitttiii.Arkadaşlarımızla birbirimize bakıp gülüşürken aa bir de ne olsun??!!Kardeşim yanımızda yokk!!O anı hala hatırlıyorum, çok korkmuştum.Ne olacak şimdi diye ağlaya ağlaya eve koştum.Annem ve babam ne oldu diye soruyorlar ben katıla katıla ağlıyorum, hem çok suçlu hissediyorum kendimi kardeşime sahip çıkamadığım için, hem de kızacaklar diye korkuyorum, ne olacak şimdi??Çocuk aklı işte zaten ufacık bir yer orası.Babam hemen yolun karşı tarafındaki son durağa gidip orda eliyle koymuş gibi bulup geldi kardeşimi:))Ama bu bana unutulmaz bir anıya maloldu işte:))O an ne kadar ağlasam da şimdi gülümseyerek yazıyorum bu satırları...

**Canım yaylam...

Fotoğrafı yaylada rahmetli dedemin ceviz bahçesindeki ağaçların serin gölgesinden çekmiştim.Karşıdaki evin olduğu tepenin arkasında bir şelale var.Kuzenlerim ve ben ceviz bahçesinden aşağı inip oraya kadar gidip aşağıdan şelaleye ulaşırdık, sonra da şelalenin içinden yukarı doğru!! tırmanır ve patika yola çıkar, döner geri gelirdik(derdimiz neyse:).Ben gruptaki en küçük eleman olduğumdan hep geride kalırdım, zaten ayak bağı olmamam için giderken yanlarına almak da istemezlerdi küçükken.Neyse işte bir gün yine şelaleden yukarı tırmanırken ve yine en arkada kalmışken, oldukça dik bir yerde yukarı tırmanmaya çalışırken, yukardakilerin ayakları altındaki topraklar, taşlar hep aşağı kayıyordu.Zaten çam ağaçlarının dökülüp kurumuş iğne yaprakları sayesinde kaymadan tırmanmak imkansızdı.Arkamda biri daha olsa kendimi güvende hissedecektim ama yoktu.Sanki düşecekmişim gibi geliyordu, aşağı baktıkça korkuyordum.Yukarı baktıkça da toz, toprak, taş parçaları yanımdan geçiyordu.Tam da o anda kafamın yanından hızla en az kafamın yarısı kadar büyüklükte bir kaya parçası geçti.Neye uğradığımı şaşırdım, ağlamaya başladım.Çok korkmuştum.Ve de çok ucuz atlattım kafama gelseydi çok ciddi sonuçları olacağı kesindi...Çocukken ne kadar cesurmuşuz...En son 3 yıl önce gittiğim, özlediğim canım yaylama(K.Maraş-Çığşar Yaylası) gittiğimde "nasıl da oralardan geçmişiz", "nasıl şuraya kadar inmişiz", "ya taa oraya nasıl korkmadan gitmişiz" diye sorup durdum kendi kendime...
Nurdan, yazdıkça oraları, o yaşları ne kadar özlediğimi anladım.Hatırlattığın için teşekkürler...

Canım babam...

İlk babalar günün kutlu olsun canım babacığım.
Her zaman sana böyle yakın olmak ve seni böyle hissetmek istiyorum...

15 Haziran 2008

Umarım...
Belim çok ağrıyor (kas spazmı)
tam da zamanında...
tatil vakti geldi çattı
annem ve kayınvalidem iyi ki burdalar
umarım yarın sabaha biraz daha düzelirim!
Babaların gününü ana-kız kutlarız
daha fazla bu sandalyede oturmaya gücüm yok
10gün sonra görüşmek üzere...

**Bu arada sobeni unutmadım Nurdan,
gidebilirsek dönüşte, gidemezsek iyileşince yazacağım...

08 Haziran 2008

Bugünlerde...

Annem önceleri oyun alanımdaki oyuncaklarımı haftada bir değiştirirdi, ama artık onları yanyana diziyor ve ben seçiyorum.
Biraz daha büyüyünce oyuncak rafımdan kendim alacakmışım öyle diyorlar...

Evet abicim ne vardı?
Doldur şu biberonu da muhabbete devam edelim...

Hııı?Birşey mi oldu?
Sol ve karşı duvardaki aynalarımı az önce söküp attım, şimdi sıra yukardan sarkan şu hayvancıklara geldiiii:)))))

Bu dönencenin de zamanı geçti artık anne!Geç bile kaldık kaldırmakta.Birkaç saniye sonra kıracaktım nerdeyse.Böylece bunun da kaldırılmasını sağladım heheee:))

Bizimkiler artık sürekli evde güvenlik önlemleri almaktan bahseder oldular.Bakalım neler yapacaklar çook merak ettim doğrusu??

03 Haziran 2008

Yastıklar tamamm

Herşey bir peçete ile başlamıştı ya hani!
İşte bitti sonunda.
Aslında bitireli çok oldu da, ancak gelebildiler buraya.
Becerikli arkadaşım Gülden üst kısımlarını dikip kapatınca tamamlanmış oldularr.

Beni bekleselerdi daha çook kalırlardı dolapta...

02 Haziran 2008

E-mek-li-yo-rumm !!

Artık ben de minik kaşifler kervanına katıldıımm !!

video

30 Mayıs 2008

Hımm, Beybab Pastası

ISLAK KEK
4 yumurta
3 fincan şeker
4 fincan un
2 yemek kaşığı süt
1 paket kakao
1 paket kabartma tozu
keki ıslatmak için 2 su bardağı soğuk süt

KREMA
1 paket krem şanti
1 bardak süt
SOS
çikolata sosu

Beybab ne yaptııı?
keki 170derecede pişirdi
sıcakken 2 bardak soğuk sütle ıslattı
iyice soğuyan kekin üzerine, çırptığı krem şantiyi sürdü
servis yaparken de üzerine çikolata sosu döktü

Biz ne yaptık?
Afiyetle yediikkk ve eline sağlıkkk dediikkk!!

Süperdiii ben kocaman iki dilim yedimm,
yiyemem yiyemem dedim ama fotodakini de mideye indirdim son anda:))
Değil sabahtan akşama, sabahtan geceye kadar bizi ağırladığın için ana-kız teşekkür ederizzz Beybab Teyzemizzz!!

26 Mayıs 2008

Anlık hafıza kayıpları ve yapılacaklar...

Ne zamandır? Bir süredir, hımm hamileliğin 2.trimesterinden sonra başladı sanki...O kadar da omega-3 kullandım:))

Yapacaklarım ve alacaklarım hakkında küçük defterime ya da kağıtlara listeler, çizimler, karalamalar yapmadan duramazdım zaten.Bunlar orta veya uzun vadeli, araştırıp, enine-boyuna düşünülüp karar verilecek şeylerdi genellikle.Ama bu sefer durum daha farklı...

Unutmamak için herşeyi listeler oldum."O an" yapmak istediğim şeyler bile o andan çook sonraya kalır oldular.Bazıları gerekliliklerini bile kaybettiler gözümde...

Anlık olanlar kritik şeyler tabii,
Ocaktaki yemeği unutmamak için fırının saatini, bazen de bittiğinde "çınn" sesini duyamam diye cep telefonumu kuruyorum."Zaman ayarlı ocak olsa keşke, acaba var mıdır?" diye düşündüm geçen gün.Varsa ondan almak lazım dedim.Araştırdım, yapmışlar:)İnternette bir firmanın adını buldum ama ocağın detayını bulamadım.


Makinadaki çamaşırlar yıkanıp bitince kaç saat sonra "aa!! çamaşırları asacaktım" diyorum kendi kendime.Onları asarken de kafamdan başka şeyler geçmeye başlıyor...alışveriş listesi yapmayı unutma, bunları asınca salonu topla, yemeklik malzemeleri hazırla, derken odadan çıkınca hoop aklımdan uçup gidiveriyor çoğu...

Ceren'in perdesindeki eksik halkaları tak(hala yapamadım bunu),
Çizgi Günlük'ü ihmal etme!!(ohoo 5 Nisan'dan beri bir çizik atamamışımm),
Albüm için basılacak fotoğrafları hafıza kartına yükle(tek tek seçtim de hala yükleyemedimm),
Ceren'in güncesindeki eksikleri tamamla,
Analı-kızlı tatil elbisesi için kumaş al:)
Dikiş makinası ile birkaç şey yaptın bıraktın, devam etsen diyorum!Penye battaniye, yastık kılıfı, elbise, oyuncak...
Yukardaki Ceren "for" ile başlayan yazıyı doğru hale çevir artık:))
Tatil için neler gerekli?Bunun için de ayrı bir liste yap, eksikler alınacak!


Kimbilir buraya yazmayı unuttuğum daha neler var?
Bu liste gitgide artıyor, ama "yapmadıkça azalmaz ki"! diye kızıyorum kendime.Çünkü yapmadıkça kafamda dönüp duruyorlar, gitgide çoğalıyorlar.Bakınca size önemsiz gelen veya "amaan sende" dedirtecek şeyler olabilir içlerinde.Ama benim aklımda kalırlarsa hiiç rahat edemem.Öyle ya da böyle yapılmaları gerek...

Bu yazıyı yazmak için bile kaç kez oturup kalktım bilgisayar başına. Mutfakta iş yaparken birazdan gidince yazayım diyorum, geliyorum oturuyorum, google reader'a bak, birkaç bebek sitesi vs. derken unutup kalkıyorum...Tabii aralara serpişen Ceren'in türlü hallerini de es geçmemek gerek:))Canım kızım, küçük yer fıstığım benim(hep yerde de kendisi:))

Yapılacakları yapmak için ne gerekli; bebeğiniz varsa uyuması gerekli tabii ki.Bazı işleri o uyanıkken de yapabiliyorum ama bazılarını o uyurken yapmam gerekiyor.Uyanık olduğunda yemek yedir, altını değiştir, oyun oyna, dişleri ağrıyorsa kucağında anne şefkati ve sabrı ile sakinleştirmeye çalış, derken emzir ve uyutmaya çalış.Ve daha araya giren birsürü şey...

SONUÇ: Eksik veya geç kalan hiçbir şey, bebeğimden daha değerli değil.

24 Mayıs 2008

Spor haftası...

Bu hafta spor haftamızdııı!!
Annem tırmanma yastığımın üstüne olimpiyat halkalarını dizdi ve "gerisi sana kalmış" dediii...
Ben de kafama göre takıldım işteee...
video

Zaten şu aralar spor be
nim yaşam biçimiim...
Uyku ve yemek dışındaki zamanlarımın çoğunda yerde yuvarlanıyoruum, emekleme denemeleri yapıyoruumm, oyun alanımın dışında neler varmış diye merak edip uzaklara gitmeye çalışıyoruumm.
Henüz emekleyemesem de istediğim şeylere yuvarlanarak ulaşıyorum.
Oturmayı hiç sevmiyorumm ve annemi şimdiden peşimden koşturuyoruumm heheh:)))

22 Mayıs 2008

Gecikmiş bir teşekkür...

İlk anneler günümde bana yaptığınız sürpriz için,
size çok teşekkür ederim küçük ve büyük birtanelerim benim.
Kızım babasıyla bir olmuş da neler yapmışş!
Gerçi kendisi çiçekleri yemekle meşguldü ama:)) beni çok mutlu etti...

İşte teşekkürün gecikme sebebi.
Bu fotoyu çekebilmek için şartlar ancak olgunlaşabildi.

Sizi çok seviyorum, canımsınız...

18 Mayıs 2008

Size de tanıdık geldiler mi??

Çok az zamanım vardı,
Ceren'in sabah uykusu süresi kadar:) yani en fazla 30 dk...
Poşetlerdeki baharatları hızlıca kavanozlara boşaltıp, üstüne isimlerini nasıl yazsam diye düşünürken hemen poşetlerin kendi yazılarını kestim ve koli bandı ile kavanozlara yapıştırdım.Biraz üstünkörü oldular, yeter ki Ceren uyanmadan bitireyim dedim çünkü...
***
Bazen çok mecbur kalırsam dışarda olduğumda, bu kavanoz mamalarından yediriyorum. Sebzeli olan çeşitlerden ve bir de sütlaç denedim, hepsini de bayıla bayıla yedi...Meyveli olanlardan almadım, meyveyi taze yediriyorum.
***
Henüz 12 lik baharat takımı yapamadığıma göre:)) çok da fazla hazır mama yedirmiş sayılmam kızıma.Ve de çok dışarı çıkmıyorum anlamı da çıkabilir burdan:))

16 Mayıs 2008

7 aylık olduumm !!

Hımm, yanlış birşey yaptım galibaa??
Ama artık korkun benden, ne zaman ne yapacağım belli olmaazz !

13 Mayıs 2008

Diş buğdayım...

İki dişim var şu an.
Kalanların(ohoo daha çook var 30tane) ağrısız sancısız çıkması ümidiyle babaannem bana diş buğdayı hazırladııı, annem de süslediii...
Sonra da babaannem komşulara dağıttııı...

11 Mayıs 2008

Analı kızlı...


en doğal halimizle, pijamalarımızla biz:)

Bugün ikinci anneler günüm...
Geçen yıl karnımdaydın, bugün kucağımdasın küçük birtanem(bir de büyüğü var biliyorsun)
Gözlerindeki ışığı gördüğüm her gün benim için anneler günü...
Nar tanem, nur tanem, bir tanem,
Okyanus gözlüm benim...

10 Mayıs 2008

Music Together buluşmasına gittikk...

Geçen pazar günü, Ada'nın annesi Yapıncak teyzenin davetlisi olarak Powerfull Club'a müzik yapmaya gittiikk!!Anneleer, babalaar, abileer, ablalaar, kardeşleer...Müzikler, oyunlar, danslar, eğlence, sıcacık ortam, hepsi biraradaydı...
Annem benim nasıl tepki vereceğimi çok merak ediyordu.Böyle kalabalık bir ortamda ilk defa bulunacağım için endişeliydi.Ama korktuğu gibi olmadı, ben ortamı çok sevdim.Müzikler, danslar çok hoşuma gitti, ilginç geldi bana ve hiiç ağlamadıımm...Önce etrafı inceledim, uuu neler varmış ordaa??Oturduk ve oyunlara hazırlandıkk, önce bir süre şarkılar söylediik,
Sonra annemle dans ettikk,
Marakas çaldııkk, çok eğlendikk...
Babam da bizimle geldi ona bize katıldığı için teşekkür ediyoruz ve bu güzel gün için Yapıncak teyzeye de bir kez daha teşekkür ediyor ve "Müzikal Buluşmalar"ı herkese tavsiye ediyoruuzz...

09 Mayıs 2008

Ben ufff oldummm!!!
Önceliklee; annem dedi ki hiçbir ayrıntıyı yazmak istemiyormuş çünkü hatırlamak istemiyormuşş...Sadece şunları söyleyeyim ben size annemden gizlice: Pazartesi gecesi ateşim yükseldi, salı günü ishal oldum, test sonuçlarım temiz çıktı.Sebebi belli değilmiş ama su kaybetmeyeyim diye beni bir gece hastanede kontrol altında tuttular.
Annem hasta halimle fotoğrafımı çekmek istemedi kıyamadı bana.Ama iyileştikten sonra birkaç foto çekti.
Keyfim yerine gelince, oynadım...
Kendimi rahat hissettim ve hatta ...
Kolumdakine aldırmadan döndüm bileee :))
En çok da döndüğümde rahat ettim tıpkı evdeki gibi...
Annem iyi ki oyuncaklarımı getirmiş de oyunlar oynadım ordaa.
***
Sonra eve gelince döndüm de döndüm, yuvarlandım, çok özlemişim oyun yerimi ve oyuncaklarımııı...
Birazdan iğne olmaya gideceğiz, yarın da bir iğnem var sonra yok.
Yavaş yavaş eski halime dönmeye çalışıyoruum...

01 Mayıs 2008

Emekleme oyuncağım :))
Yeni bir oyuncağım oldu. Annem Haydi Oynuyoruz sitesinde okumuş ve ben de şu günlerde emekleme denemeleri yaptığım için bakalım ben beğenecek miyim diye denemek istemiişş:))
Önce iki şişenin de üst kısımlarını kesmiiişş...Sonra da benim için bugünlerde tehlikeli olabileceğini düşündüğü ufak oyuncakları ve ses çıkarması için de şişelerin kapaklarını içine atmıışş...Şişeleri ortasından kalın koli bandı ile, keskin bir yer kalmayacak şekilde dikkatlice yapıştırmıışş...İlk gün bana çok garip geldi.Önceden oynadığım oyuncaklarım şişenin içinde kalmıştı ve elimle tutamıyorduumm, tırnaklarımla "tırt tırt" yaptım ama olmadııı, tutamadım.Ben de içerde neler varmış iyice incelediim...
Sonraki günlerde ise oyuncağıma iyice alıştım ve oynamaya başladım.İçindekiler sağa sola kayıyor ve şıngır şıngır sesler çıkıyorduuu çok hoşuma gittiii...Güya emeklemeye yardımcı olması için yapılmıştı ama ben şu sıralar geri geri emeklediğim için onu başka türlü de kullandıımm.Dişlerimi kaşıdım mesela.Tabii şişe az tırtıklı ve dip kısımlarında da pütürcükler olmadığı için bana zarar vermiyorr.Ama ben ona zarar verebiliyoruumm:)).Belki de daha sert bir pet şişe olsa daha dayanıklı olurdu, çünkü ben şimdiden eğip bükmeye başladım bilee hehehh...Sonra da hızımı alamayıp bu oyuncağı başka emellerime de alet ettimm:)).Evet arkadaşlarıımm, şişeyi dik olarak yere koyup ayaklarımızın arasına kıstırıyoruuzz.Üzerindeki çukurluğa da ufak topumuzu yerleştiriyoruzz.Sonra bizimle oynayan kişi şişeyi sağa sola hafif hafif sallıyorr ve top hareket etmeye başlıyorr.Bunu gören biz bebişler dee aniden heyecanlanıpp şişeye patt!! diye vuruyoruz ve topu düşürüyoruzzz, çok eğleniyoruzz.Topu yine oraya koyuyorlar ve biz yine düşürüyoruuzz.Topu yerden onların alması gerekmez biz de alabiliriz, hatta şişe yeteri kadar alçak olsa belki yukarı bile biz kendimiz koyabilirizzz!!Değil miii???

29 Nisan 2008

Büyüyorum, Eğleniyorum, Öğreniyorum
Haftanın Aktivitesi "SU"

Genel bilgi için blogda yan taraftaki logoya tıklayınız...

Biz annemle bu haftaki konuya uygun olarak iki aktivite yaptık.Aslında dört oldu ama ikisi planlı, biri mecburi, diğeri de aniden:))

1.Aktivite: Baloncuklar
Su+deterjan ile annem bana sürpriz yaptııı !!

İlk kez baloncuk gördüğüm için önce çook şaşırdım !!
Sonra yavaaş yavaş aşağı inmeleri, yere düşüp patlamalarına daha da çok şaşırdım...Ama bir süre sonra alışıp onları tutmaya çalışırken çook eğlendiiimm:))
*Annem baloncukları bana değmeyecek şekilde üfledi hepp.

2.Aktivite: Sebep-Sonuç ilişkisi
Musluğu açarsak su akar, kapatırsak akmaz.
Önce musluk kapalıyken musluğu, lavaboyu inceledim... Sonra annem musluğu açınca suyun aktığını gördüm, bir süre inceledim, suyun sesini dinledim ve güldüm:)
Biraz zaman geçince de dayanamadım lavaboya doğru ellerimi ayaklarını çırpmaya başladım, elimi uzattım ve ıslattım, suyla konuşmaya başladım "buff, pruff" gibi suyu ifade ettiğim birşeyler söyledim:))
Bu seferlik su oyunu oldu ama tekrar edilirse sebep-sonuç ilişkisini kavrayabilirim kısa süre sonra...


3.Aktivite: Banyo
Bir süredir küvette değil duş altında banyo yapıyorum.Duştan akan ince ince suları tutmaya çalışıyorum ve yavaş yavaş döküldüğü için de artık ağlamıyorum.

4.Aktivite: Bardak devirmece:)
Anakucağında yemek yerken aniden doğruldum, oturur gibi yaptım ve bir anda yan taraftaki su bardağının içine elimi geçirip bardağı devirdim.Masaya sular döküldü ve orda duran elbezi suyu çektiii.Ben ne oldu diye bakakaldım, annem de benden hiç böyle ani birşey beklemediğinden şaşırdı:))

28 Nisan 2008

Oyun köşem değişmiişş!!
Bu sabah bir uyandım ki oyun köşem değişmiş!!
Bizimkiler sürekli ayna almaktan bahsediyorlardı, tam yatağın uzunluğu kadar ayna alacaklardı bana. Ama çocuk için olanlardan o kadar büyük ayna bulamayınca, tesadüfen bu aynaları görünce alalım demişler, bana sürpriz yapmışlar:)).Yoksa onlara "yaa anne-baba artık yeter! biliyorum bana montessori köşesi yapmaya çalışıyorsunuz ama artık büyüdüm bebek değilim ben" diyeceğimden korkuyordu annem artık:)) Önce şaşırdım, inceledim ne var ne yok diye bakındım etrafıma, hepsi de çok hoşuma gitti...
Sonra da bir baktım ki annem aynadan bana bakıyoorr!! Fotoğrafımı çekmek için güya arka tarafa saklanmaya çalışıyordu, ama ben gördüm onu saklanamadı işteee:)))

25 Nisan 2008

İşe yaradı :)
Makinam işe yaradı, kızıma ufak yastıkçıklar diktim. Fikir ise montessori grubumuzdan sevgili İlknur'un bloğumuza ve kendi bloğuna eklediği yazıdan çıktı.

Ben de evde ne var ne yok kestim biçtim:) farklı dokudaki kumaşlardan ufak yastıklar hazırladım.Kimisini elde diktim, pek eşit olmadılar ama:) fırsat buldukça tamamlamaya çalışıyorum...En son bir keseye konulacaklar.

Kullanılan kumaşlar; havlu elbezi, plastik kauçuk, ince gömleklik poplin, döşemelik şönilli kumaş, fitilli yumuşak kadife, polar, ince tül, polyester, çizgili kalın gömleklik.

Ceren yastıkları çok sevdi, hedefe kilitlenip kapıyor ve direk diş kaşıyıcı olarak kullanıyor şimdilik...

23 Nisan 2008

İlk 23 Nisan'ım...

Atam!
Bize dünyalar kadar değer verdiğin için ben ve arkadaşlarım sana çok teşekkür ederiz...
Ben bugün çook uyudum ve bayrağım da ancak geldi.Gün bitmeden yakaladım işte bayramı.
Tüm arkadaşlarımın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyoruumm...
Herkese sevgilerrr !!!

20 Nisan 2008

Özlediimm...

En son 6 aylık hamileyken gitmiştim, her 5 dakikada bir dinlenmem gerekiyordu:) buna rağmen eşimle taa Setbaşı'ndan Altıparmak'ın alt tarafına kadar yürümeyi başardık.Çok yorulmuştum ama değdi doğrusu.Sonra arkadaşlarımızla buluşup Mudanya'ya gitmiştik çok sevdiğim bir ablamın yanına...

Ama yine özledim işte;

Oraya giden yolları,

Canım sıkıldığında 5 dk da Zafer Plaza'da olmayı,

Kültürpark'ın yeşilinde dolaşmayı,

Kozahan'ın sakin ve tarihi atmosferini,

Eski evlerini,

Tarihi İnkaya Çınarı'nın, her biri bir ağaç büyüklüğünde olan dalları altında çay içmeyi,

Yaşadığım caddeyi,

Tophane'den şehre bakıp evimin çatısını bulmayı :)


Ulucami'nin yanındaki sokaktan Kapalıçarşı'ya inmeyi,


Kapalıçarşı'da saatlerce dolaşmayı,

Şehirdeki restore edilmiş eski yapıları,

Setbaşı Köprüsü'nden aşağı bakmayı ,

Setbaşın'dan Heykel, Altıparmak, Çekirge'ye doğru yürümeyi,

Botanik Park'ta gezmeyi, göl kenarında bisikletle tur atmayı ve tertemiz havasını solumayı,

As Merkez'de buz pateni yapanları izlemeyi,

Ayrıca,

* Şehir merkezinin yeşilini,
* Mariza'da atom, İskender'de kebap, Küçük Saray'da pideli köfte yemeyi ve nerdeyse her sokakta olan küçük fırınlarda yapılan cevizli lokumları:))
* Dolaşırken ayaküstü T.K.M.de sergiler gezebilmeyi,
* Taksi dolmuşları,
* Uzuun zamandır göremediğim arkadaşlarımı,
* İş Bankası'nın arasından Kağan Parfümeri'nin olduğu sokağa çıkıp oralarda gezmeyi,
*Kıpır kıpır hareketli alt geçitleri,
*Eto'ya her sezon yeni ne var diye bakmayı,
* Batı garajını bile özledim:)
* Kafkas'ın kestane şekerlerini.Burda da var ama orda tadı başka oluyor.
*Fomara'dan Santral Garaj'a yürümeyi,
ve daha birsürü şey...

Bunlardan birini yapabiliyorsanız lütfen benim yerime de tadını çıkarın olur mu?

17 Nisan 2008

Artan tokalar tutacak oldu...
Daha önce süslediğim bu bıçaklıktaki tokaların alt kısımlarını kullanmamıştım, artmıştı.Şimdi sıra onlara geldi işte... Önceden elimde bulunan kartpostallar ve artan tokalar...
Yardımcı malzemeler; magnetler ve yapıştırıcı... Kartpostalları kestim, magnetleri ufak ufak kesip arka tarafa, tokaları da ön tarafa yapıştırdım...
Sonra da işe yaramalarını sağladım:))

16 Nisan 2008

Zaman nasıl da geçiyor!! 6 aylık olmuşumm...
Bu ay da dolu dolu geçtii; işte kanıtlar:))
oturmayı denedim, ama hiiiç sevmedim...
su bardağıma alışmaya çalıştım...

dişlerim çok acıdı ve halsiz düştüm, sonra bir dişim çıktı biliyorsunuz...
annem daha birincinin resmini tam çekemeden ikinci de çıktıı:))

perişan halde uyudum-1

perişan halde uyudum-2

merak ettim orda ne var?
bu arada saçlarım sanki kıvırcık olacak annem gibi:) hafif bir kıvrılma var...

buzdolabı süsünü düşürmeden oynadım, çok güzel çın çın ses çıkıyorr.

maymuncuğuma yine neler neler çektirdim, hehehh
arabada uyurken bunalmayayım diye babam dışarı çıkardı beni, biraz açıkhavada uyudum...

hıı? yetmedi mi??
*******
Aslında başka şeyler de yaptım ama hepsinin fotoğrafı yokk;

  • İlk sebze çorbamı bu ay içtim, değişik çeşitleri denedim ve bazılarını sevdim, bazılarını içmek istemedim
  • Yüzüstü dururken uzun süre oyalanabiliyorum, hatta artık tekrar sırtüstüne bile dönüyorum.
  • Anne nerdee?Ceren nerdee?Baba nerdee? oyununu çok seviyorumm
  • Uyurken üstümde hiçbirşey bırakmıyorum ve artık yan yatmayı seviyorum
  • Geri geri gidebiliyorum, ayaklarıma destek yaparlarsa ileri de gidiyorum
  • Yemek yerken buffff yapıp etrafa saçıyorum ama sadece doyduğumda:)
  • Su içerken de bırrr yapıp hepsini dökme oyunu oynuyorumm
  • Karnımın üstünde durup kuşlar gibi çırpınıyorum
  • Babba, ağğba, habba, mama, meme:) diyorum
  • Banyo yaparken ayaklarımla su sıçratmayı çok seviyorum, sanırım artık küvette yıkamayacaklar beni bu yüzdenn
  • Artık oyun alanımın dışına taşıp parkeye kadar gidebiliyorum annem her seferinde şaşırıyor, alışsa iyi olacak...

10 Nisan 2008

..

Bebekle Uçak Yolculuğu