Sayfalar

31 Aralık 2010 Cuma

2011  -  İyi seneler...

Herkese iyi senelerr !!

Bu güzel yeniyıl kartı için öğretmenimize teşekkür ediyoruz:)

29 Aralık 2010 Çarşamba

Lütfen alıcılarınızın ayarları ile oynayınız !

Bu sefer düzeldi ...
Eski adrese geri dönüş...



1 aydır yaşanan sorun nedeni ile artık yine eski adresime döndüm.
bizi hala takip ediyorsanız eğer, takip listelerinizden adresimizi güncellerseniz sevinirim...

http://www.keoszone.blogspot.com/

Ayrıca nasıl olduğunu anlayamadığım bir şekilde benim takip listem de uçup gitmiş :(
ve yeniden tamamlamaya uğraşıyorum bugünlerde...


28 Aralık 2010 Salı

Diş fırçalama tablosu

Şimdiye kadar tuvalet eğitiminde veya başka bir konuda bu tip bir tablo kullanmaya ihtiyaç duymamıştık, bu ilk tablomuz oldu.
Ağzını çalkalamayı öğrendiği dönemde ve 2 yas civarında çok hevesliydi.Ama okula başlayınca, öğlen fırçalıyorlar diye akşamları yorgun ve uykulu iken zoraki fırçalıyor, istekli olmuyordu...


İki hafta önce kullanmaya başladık tabloyu.Kendi seçtiği çıkartmalar, her haftanın sonunda çıkartmalar tam ise alınacak olan kendi istediği hediye pek bir cazip geldi Ceren'e...Özenle kaçındığımız ama bir şekilde görüp öğrendiği tarzda oyuncaklardan biri olan May lidıl poni:) ilk istediği idi ama ilk hafta plansız bir şekilde org aldık onu da bu işin hediyesi olarak gösterip arada kaynattık baba ile :)


Arada bazı günleri atlıyor ama bazen geceleri saat 3-4 gibi  uyanıp "annee dişlerimi fırçalamayı unuttum" diyip yeniden uykuya dalıyor :) Niyet önemli diyerek arada eksik kalan günleri bir sonraki hafta tamamlıyoruz:))
Yani hediye yok demiyoruz eksik varsa hediye gecikmiş oluyor sadece.Biraz fazla ılımlıyız sanırım:)
Tablonun bir faydası da okulda öğrendikleri haftanın günleri şarkısını pekiştirmesi "sandey mandey çiyuzzdey :)..." ve "bugün hangi gün anne? bugün günlerden ne baba?" diye hergün sorarak onları görsel olarak da algılayıp öğrenmesi oldu. Günlerin yazılışlarını görünce hangisi olduğunu biliyor.Bu mandey bu sandey diye söylüyor.Sandey ve saturdeyin tatil olduğunu, mandey ile okulun her hafta yeniden başladığını öğrendi.
Aslında takvim kavramına ufaktan giriş yapmış olduk böylece.Daha önceden bir arkadaşın yaptığı haftalık görsel takvim vardı ama Ceren o dönemde hergün evde diye ve yaşı küçük diye gerek duymamıştım.Artık onu da yapmanın zamanı geldi sanırım...

Tabloları aşağıdaki linklerden çıktı alabilirsiniz ya da "brush chart" ile arama yaparak farklı tablolar da bulabilirsiniz.




26 Aralık 2010 Pazar

Deneme 1-2...
 

Anne, nutellayı kaşık kaşık yiyip, çocuğuna ekmekle yedirmeye çalışandır :)

24 Aralık 2010 Cuma

En sevdiğim...

Son aylarda en sevdiğim iki renk...
Geçen yıl bu renkleri yanyana kullanacaksın deselerdi inanmazdım:)

22 Aralık 2010 Çarşamba

Bizim aile :)


İlk aile resmimiz şöyle idi,
Şimdi de yukardaki gibiyiz :)
Detaylarda gelişmeler mi var ne?

19 Aralık 2010 Pazar

Deneme1-2 ...


Dozaşımı;
Kendi antibiyotiğini 3 saat önce almış olmasına rağmen unutup, çocuğununa antibiyotik verirken kendisininkinden bir kez daha içen annenin düştüğü ve bilmem kaç saat sonra saçma sapan ağrılardan sebep farkına vardığı sancılı durum...

17 Aralık 2010 Cuma

Yılbaşı yaklaşırken...

Amaç... dergideki ağaç fikrini uygulamak
Araçlar... minik heyecanlar
Sonuç...  
Amaaa daha bitmedi, çalışmalar devam ediyor ...

15 Aralık 2010 Çarşamba

Deneme 1-2...


 Mutluluk;
Aaaaaaaaa!!!! diye olanca gücünle bağırarak, kendini babanın güvenli kollarına bırakmaktır.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Neden?


Neden?
Yeni neslin çocukları tahterevallide hep tekler? Neden karşılarında bir arkadaş değil de mutlaka anne veya babaları var?

Neden?
Bir dergide görüp de beğendiğim bir fotoğrafı aramaya kalktığımda yeniden sayfaları karıştırıp bulmam imkansıza yakın?

Neden?
İşyerinde buruşturup çöpe attığım bir kağıt parçası en fazla 5 dakika içinde yine lazım oluyor ve bu defa üzerine yapışmış meyve kabukları veya az biraz çay dibi ile pislenmiş olarak geri almak zorunda kalıyorum?

Neden?
En sinir olduğum şarkıları, farkında olmadan mırıldanırken buluyorum kendimi?

Neden?
Songünlerde trafikte hiç nefes alamadığımı hissediyorum. Neden camı açtığımda temiz hava solumam gerekirken binlerce aracın egzost gazlarını soluyorum?

Neden?
Aklımın bir köşesinde, dökülmüş sonbahar yaprakları ile çevrili ve temiz hava dolu bir orman kulübesi canlanıyor sürekli ama sürekli?

Neden?
Serviste her sabah aynı noktalardan geçerken aynı reklamları ve aynı şarkıları duyunca kendimi robot gibi hissediyorum ve yolun farketmeden bitmesi için başvurduğum kitap okuma işi de artık eskisi gibi sarmıyor.

Neden?
Serdar Ortaç'ın "hayaaatt beni neden yoruyoosuunn??" şarkısını "İstanbuuulll beni neden yoruyoosuunn?diye değiştirip, bir de üstüne Pamela'dan "İstanbul bizi hapsetmiş!!"i düşünüp, sonra da köprüden her geçişimde boğazı seyrederken kıyamayıp affediyorum bu şehri.

Neden?
12 adet taslak yazım varken hesapta olmayan bu yazıyı yazıyorum şimdi?

2 Aralık 2010 Perşembe

Keşif...


Geçen ay bir akşam, yine hastaneye kontrole giderken arabada; ayağını göstererek,
-Anne, hani arkasında çubuk olan, sopa olan, vay ya hani...
-Ne kızım sopa olan?Ayağının orda birşey mi var bakayım?
-Yok yok hani çubuk olan ayakkabılar vay ya, büyüyünce bana da onlaydan alacak mıyız?
-Aa topuklu ayakkabı mı diyorsun:))
-Evet evett, bana da ondan alacak mıyız anne?