Sayfalar

30 Ağustos 2010 Pazartesi

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun !!

29 Ağustos 2010 Pazar

Dün - bugün ...

heyecanlı

çok keyifli

kısa olsa da tekrar edilesi...

ardında güzel izler bırakan

şirin bir tatildi...


20 Ağustos 2010 Cuma

Ağustos Temmuz Haziran...
Evet söz vermiştim kendime di mi!? Biriktirmeyecektim yazıları, açmayacaktım arayı.Ne yapayım kendime söz verdiğimde zaten çoktan birikmişti son aylarda yaşananlar.İşte bu yüzden kısa kısa da olsa not düşeyim anıları...Ve ay sonundan geçerli olmak üzere sözümü yeniden hatırlatayım bakalım kendime...

Elbisesinin artık küçük olduğunu kabullenmeyen tatil sonrası kara kuzum, uyuduktan sonra onu çıkardığımı farkedince kıyameti kopardı :)Sabaha karşı 4 civarı pembe elbiseyi yeniden ve zorla giydi...
Kızlar şakacıktan incir toplama yarışında :)

Topluca yapılan kahvaltı buluşmamızda anneler ve kızları:)
Gruba bir erkek bebek bekliyoruz ama artık;)

Yıllar sonra 1 ay arayla 2 kez Bursa yolunda...Bu sefer iş için...

Dedenin bahçesinden pembe domates toplarken...

Bahçeden taze yaş gıdalar...

Yayladan taze kuru gıdalar...

Serdar Amca ve Gülden Teyze için heyecanla yapılan kartlar...
Karton + prit + kağıt + oyun hamuru

* Ağustos ayında Ayşe teyzesi, İdil Su, Tuana ve Kayra'nın doğumgünlerini kutladık...Nice nice yaşlara kızlarr...

İzmit Kent Ormanı'nda babanın omzunda...

Kent Ormanı'nda böğürtlen toplarken

Oyman sevdası bitmez...Şile yolunda...

Anneanne ve dedenin evinden Monet-1..

Kent Ormanı Amazon köprüsü:)

Monet-2Annesine çiçek toplayan narin prenses...


18 Haziran 2010 Kuzenim Petek'ciğimin rüya gibi düğünü

Bir de buradan mutluluklar diliyorum...

***** ****** ******

Yolun bundan sonrasına fotosuz, hatta bazen cümlesiz devam edeceğiz :)

* Gece prima bağlattırmama ama çok su içme ve halletme-yedek alezler
ama sonunda birkaç haftadır yüzdeyüz primasız hayata geçiş:)

* Wcye desteksiz ve aparatsız oturma inatları ve kazanması, ben büyüdüm çünkü demeler...

* Yemekten sonra kahve içelim mi ne dersin anne - ?!?

*Gece uykudayken konuşmaları...babanne sen şimdi bu topu yıka, sonra oynayalım tamam mı?

hayıyy hayıyyy!!

bu elbiseyi neden çıkaydın?

* "neden" soruları çok ama çokkk fazla

* anne hed şoldırs nis en tos nis tosu açay mısın bana

* kayagöz ile hacıvatı aç anne bilgiasaydan
* görsel okuma hafızası; Ceren, Muammer, Burger King, Migros, Bim :) bunları gördüğünde biliyor, söylüyor. İzmit'e giderken otoyolda o hızla geçerken - aa anne bak oyda Böygıı kiig yacıyodu bakk diyiverdi birkaç saniyede yanından geçerken...dedesine ben de gidecektim senle maykete bime diyince, kızım yok gerçekten bime gitmedim bakkala gittim demiş -yaa hayıyy bak poşette bim yacıyo şen bime gitmişşin işte bakk diye ortalığı yıkmış:)

* bilgiasaydan oyun çıkayalım anne (yazıcıdan)

* bana da ordaki elbiseden alıymısın büyüyünce

* büyüyünce şu şekeyleyden alabiliyim di mi?

* anaokulu netleşti, hazırlıklar tam gaz devam, bayram sonrası yeni bir dönemece giriş...

*her sabah görüntülü telefon görüşmelerimiz ilaç gibi...

* aç mısın tok mu kızım?tok ne demek?yani karnın doydu mu demek - hıı evet doydu

* yüsdeyüs(yüzdeyüz) şu musluğu açacaksın anne - ?!? (kesin tvden)

* sen hayatsın anne - ?!! (kesin tvden:)

*yeni kalıp "neden ..... biliyo muşun?çünküüü......"

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Oyun, aktivite, oyun, aktivite...

Bazı fotolardaki kıyafetlerden de anlaşılacağı gibi:) ne zamandır oyunlarımızdan ve yaptığımız çalışmalardan bahsedemiyorduk.Ama boş da durmuyorduk tabii;) İşte son aylarda yaptıklarımız...

Yarın sahiplerini bulacak olan sürpriz doğumgünü tebrik kartlarını hazırlarken...
Sadece en son zemin kartonunu hazırlamak bana ait.Kalanına karışmama izin yoktu kesinlikle:)
Geçen hafta sahiplerini bulması gereken ama çantaya koymayı unuttuğumuz doğumgünü tebrik kartları:) bunlar da yarın sahiplerini bulacak...

Tatil öncesi küçük hanımın hazırladığı liste. Kova, küyek, top, oyun hamuyu varmış listesinde:) Hepsini götürdük tabii ki;)

Oyun grubumuz bizde toplandığında onlar için hazırladığım malzemelerle çalışırken...
3 adet gruba ait fotoğraf, 3 adet çerçeve ve süslemek için her türlü çıkartma:)

Keyifle çalıştılar ve ortaya harika bir sonuç çıktı...

Apartman komşumuz Ege'ler taşındı:( Kendi adımıza üzülsek de onlar için sevindik...Onlara giderken götüreceğimiz hatıra çerçeve...

Tatilde bavulumuza zıplayıp evimizi basan kurbağa filosu:)

Ama sonra değişik bir yöntemle paketlenip:)

Sahiplerini buldular...İlginç bir şekilde tasarlanmışlar; sırt kısmındaki tırtıklara kendi sopası ile tırt tırt yapınca kurbağa vıraklaması gibi bir ses çıkarıyorlar...

Hepsini ben taşıyabiliyim anne!

Kulpsuz silindirlerle çalışma

Hepsini kule yapmak istemiyoyum tamam mı?

Ponponlarla çalışma...

Damlalıkla, sulandırılmış gıda boyası ile çalışma... Bu çalışmayı çok ama çok sevdi, her sabah buharlaşmış olanları yeniden tamamladı, neredeyse bir hafta bu böyle sürdü...Parmak kasları baya çalıştı yani:)

Misketlerle çalışma...
Bir de bu ponpon ve misketli olanın maşa ya da cımbız ile transfer yapılanı var ama bizim kız çok sabırlı değil bu konuda:) hemen bana satmaya çalışıyor kalan kısımlarını:)

Ahşap kukla Pinokyo ile oynarken...Hoplatıp zıplatıp onu konuşturup nasihatler verirken...

Hayvanlar ve yuvaları eşleştirme oyunu

Daha yakından...


Oyun hamurundan kelebek yapma...Yuvarlak bir kapakla hamur kesilir, sonra ikiye bölünerek parçalar sırt sırta verilir, çok düzgün bir kelebek şekli ortaya çıkar...Sonrasına ise karışılamaz:))

Dipnot: Bu yazıyı bitirirken bir karar aldım...Bir daha bu kadar uzun ara vermeden, yapılanlar biriktirilmeden yayınlanacak! Gözümden uyku akıyor deyimi bile şu anki durumumu ifade etmekte yetersiz kalıyor...iyi gecelerrr!!!

3 Ağustos 2010 Salı

Dile kolay 33,5 ay :)


Tam da bu haftaya denk geldi.

Emzirme haftasında emzirmeyi bırakmak...

Biraz tuhaf oldu belki ama

1 ay öncesine kadar 1 kaşık kadar az bile olsa süt geliyorken

Hadi kızım artık bitti Ceren, artık büyüdün bak derken

O iyice sıkıp "işte bak bitmemiş, hala var işte anne bak" diyip bana aldırmayıp devam ettiğinde,

"Evet haklısın var di mi" diyerek ona kıyamazken

Sonra süt gerçekten bittiği halde emmek istemesini de

Manevi bir tatmin olarak nitelendirip yine kıyamadığımdan

Ama az biraz sonra da bana artık fenalıklar geldiğinden

Herşey tadında güzel, ama artık

Yeter! dediğimden, yıpranmaya başladığımdan

Biber sürmek de istemediğimden:)

Sirke ve limona ise bana mısın demediğinden:))

Bir arkadaşımın harika tavsiyesi ile ama yine de kafamda soru işaretleri ile

Sabır taşını alıp ıslatıp sürmemle,

Bu sürecin sonlanmasının sadece 1 gün süreceğini,

Artık emmek değil sadece sevmek ve başını yaslamak isteyeceğini,

Oradan acı su çıkınca büyüdüğünü kabulleneceğini,

İstersen yine em desem bile "hayıy emmiycem de şadece şevicem tamam mı?" diyeceğini,

Bu ilk zamanlar harika ama uzayınca biraz yıpratıcı işin bu kadar kolay biteceğini

Ve benim de birgün "aa ne kadar da kolay bitti" diyebileceğimi :)

Nereden bilebilirdim ki?