Sayfalar

29 Mayıs 2009 Cuma

Oyunlarımı unutmayalım...

Son 3-4 aydır oynadığım oyunları da buraya eklemeyi unutmayalım;

Delikten şifon kumaş çekip çıkarma,

Buz kalıbının arkasına çubuk dizme,

Halkaları renklerine göre ayırma,

Renkli çubukları aynı renk kavanozların içine, kapaktaki deliklerden geçirerek atma,

Top pamukları maşa ile çukur yerlere taşıma,

Maşayla ilk kez tanıştığım için ilk zamanlar kolaya kaçıp elle taşıma:)

Pembe kuleyi keşfetme,
Evet kule şu an pembe değil ama ilerde annemle birlikte boyamayı düşünüyoruz kısmetse...


Toplam 10 küp var ama en büyük bir ve en küçük iki küpü annem güvenlik sebebi ile sakladı.

Balkondaki kum havuzumla oynama,
Park yakın olmadığı için hergün dışarı çıkıp kumla oynayamasam da annem kumları balkona getirdi. Uutemaa heheee:))
Şimdilik idare ediyorum, ama çok dayanamam babacım haberin olsuunn!!


17 Mayıs 2009 Pazar

19 aylıksın miniğim...

Aslında artık minik de sayılmazsın hani.
Daha bir büyük bakıyorsun ve herşeyin farkındasın.
İstemediğin birşeyi asla yapmıyorsun.
Bugünlerde en çok söylediğin şey: "yok yoğookk=hayır"
İkili kelimeleri yanyana kullanmaya başladın. Bıcır bıcır konuşur oldun, bizi şaşırtıyorsun.
-Suluğun nerde Ceren?
-İçeede kalibaa(içerde galiba:)
Tekerlemeleri ve şarkıları hızlı hızlı söylemeye çalışıyorsun:)
Bulaşık makinasını açtığım anda kirli bile olsa "naadım naadım=yardım" diyip hemen yanımda bitiyorsun:) Temizleri her zaman beraber çıkarıyoruz. O ağır tabakları bile nasıl bir gayretle çıkarıyorsun:)
Merdiven inip çıkmaya bayılıyorsun.
Herşeyi kendin yapmak istiyorsun, birşeye elimizi atınca "Ceelen Ceelenn! Sen sen" diyorsun.Sen=ben demek:)
Eşyaları ille de sahibine veriyorsun. Telefonlar, kumandalar, anahtarlar, herşey sahibinde olmalı.
Ama sen annenin terliklerini giyip takır takır yürüyebilirsin, izin vermişsin kendine:)
Bugünlerde atma huyun başladı. Özellikle mama sandalyesinin üstünde ne varsa bir süre sonra sonra hepsi yere iniyor.


Arkadaşlarınla oynamayı seviyorsun, gün içinde hep isimlerini sayıyorsun.

Meydandaki trene binmeyi çok seviyorsun, inince her seferinde "bida bidaa! bida bidaa haaaaaa!!" diyorsun:)
Birkaç kez sakız çiğnedin ve birkaç kez yuttun:)
Herşeyi ne de güzel gözlemliyorsun. Eline verdiğim küçük lahmacun parçasını yemeden önce limonu aldın ve üstüne sıkıyormuş gibi yapıp pıt pıt değdirip öyle yedin:)
Annenin oturduğu sandalyeye baban es kaza değse, bir kağıt parçası yırtılsa, bıçakla ya da makasla birşeyler kesilse, hemen "aacıdı, acıdıı!!" diyorsun.

Vee babanla keyif yapmayı çok seviyorsun;)

10 Mayıs 2009 Pazar

Teşekkür ederim annemm


Bu sabah senin yatağında yanyana uyandık.
Belki biraz daha uyursun diye uyanmamış gibi yapıp seni izledim.
Baktım ki uyandın artık, gözlerimi açtım.
İlk yaptığın şey; "annemm" diyip beni öpmek oldu.
İncecik sesinle -Buudann, -buudan daa" diyerek iki yanağımdan öptün.
Sonra büyük birtanem uyanınca o da daha uykuluyken hemen bir öpücük kondurdu yanağıma.Bunlar günün en güzel hediyesiydi benim için...
Tamam dün alınan hediyemi de unutmamak lazım. Kısmetse ilerde o da senin olacak tıpkı geçen seneki gibi;)

Geceleri bazen pıtır pıtır geliyorsun yanımıza, bazen de "anneee, annemm, annemm" diye ağlamadan çağırıyorsun beni. Büyüyorsun, ben de seninle büyüyorum...

Hiçbir zaman benden vazgeçmiyorsun, büyüyünce de böyle ol emi?
Bu arada bizim rengimiz kırmızı mı ne? Geçen sene de böyleydik baksana:)
Canım kızım, iyi ki bana bu tarifsiz duyguyu yaşattın,
Sana çok teşekkür ederim annemm...

9 Mayıs 2009 Cumartesi

B.E.Ö. / Zıt Kavramlar

Bu haftaki B.E.Ö. konumuzla ilgili olarak annem bana zıt kavramların kartlarını hazırladı. Önce kartlardaki kavramları öğrendim, sonra da gerçek uygulamasını yaptık:)


sıcak-soğuk
ağlayan bebek-gülen bebek
yukarda-aşağıda
kirli çocuk-temiz çocuk
açık kitap-kapalı kitap

1) Annem önce bana kartların açıklamalarını yaptı,
2)sonra bana "hangisi kirli bebek?", "hangisi kapalı kitap?" diye gösterip ona vermemi istedi.
3)Sonra da bir kartı seçip bu ne? diye sordu benim cevap vermemi istedi.


Kartlarla oyunumuz bitince hepsini canlı canlı uyguladık;
sıcak su-soğuk su kaselerine elimi soktum,
ağlayan ve gülen bebeklerin taklidini yaptım,
oyuncaklarımı yukarı ve aşağı koyduk,
yemek yerken kirli çocuk oldum, sonra temiz çocuk oldum:)
kitaplarımı açıp açıp kapattım...
Daha önceden öğrendiğim büyük-küçük kavramları da vardı.

Birkaç gün öncesine kadar iki kelimeyi yanyana söyleyemiyordum, genellikle birleştirip yuvarlayıp söylüyordum (Ayşe Teyzeme=Ayşeme gibi:)
ama artık söyleyebiliyorum;

-kirli çocuk
-büyük kamyon, küçük aaba
-sucu abi
-gel gel çabuk çabuk

Annem bu konuda bu oyunun da etkisi olduğunu düşünüyor...